Basketbolda istatistikler, rakamlar çok önemlidir. Maç sonunda istatistik kağıdını elinize aldığınızda o maçı izlememiş dahi olsanız, şutların nereden atıldığı, kaç top kaybı yapılıp, ne kadar ribaund alındığına bakarak oynanan basketbol hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Ancak istatistiklerdeki faul sayılarına bakarak hakemler hakkında yorum yaparsanız, ya da o maçın sonucunu hakemlere bağlarsanız bence hata yaparsınız...
Galatasaray ile Telekom arasında Ankara'da oynanan ikinci maçın ardından gündeme bir anda çalınan fauller ve atılan serbest atışlar geldi. Galatasaray 7 kez faul çizgisine gelirken, Telekom aynı çizgiden tam 30 kez topu potaya gönderdi. İşte aradaki bu büyük fark da hemen 'Telekom hakemler tarafından kollandı' yorumunu beraberinde getirdi. Evet; o gün hakemlerin yaptığı çok bariz hatalar vardı, hele ki bitime 3 saniye kalınan sportmenlik dışı faul tek kelimeyle skandaldı, maçı bitirmek için yapılmış bir hamleydi. Ama iki takımın sergilediği mücadeleyi bir yana bırakıp sadece faul sayılarını gündeme getirerek, maçın sonucunun hakemler tarafından belirlendiğini ima etmek, bir anlamda da Telekom'un alın teriyle hakettiği galibiyete gölge düşürmek bence hiç doğru değildi. Bunun doğru olmadığı da aslında serinin 3. maçında çok açık ortaya çıktı. Ayhan Şahenk'te oynanan karşılaşmada da Galatasaray faul çizgisinden 27 atış kullanırken Telekom sadece 9'da kaldı. O zaman bu maçı Telekom hakemlere rağmen mi kazandı! Hayır, iyi mücadele etti, maçın sonlarını çok daha iyi oynadı ve tecrübesini kullanarak salondan tur atlamış olarak ayrıldı. Tıpkı serinin ilk iki maçındaki gibi...
Galatasaray-Türk Telekom serisi gerçekten şanssız bir seriydi. Hangi takım elense,sezonu hiç haketmediği şekilde bitirecekti. Güçler çok yakın olunca serinin 3 maçı da çok yakın skorlarla tamamlandı. Hani seriler başlamadan önce herkes en zor seri diye bu eşleşmeyi göstermişti ya, bakmayın siz 3-0'lık sonuca, tahminler tamamen doğru çıktı. Sezon önce finali hedefleyen iki takımdan yola devam etmeyi Türk Telekom başardı. Ankara ekibi şimdi de Beşiktaş ile eşleşti ve seride 1-0 önde olduğu için daha avantajlı. Bakalım Türkiye Kupası'nı müzesine taşıyan Ankara ekibi, yaptığı yatırımın karşılığını ligde de alacak mı?
Yeni statü gerekli mi?
Play Off yarı finalindeki Beşiktaş Cola Turka-Türk Telekom eşleşmesi bence gündeme bir konuyu tekrar getirmeli; Sezon içinde alınan galibiyetlerin Play Off'u ne ölçüde etkileyeceği... Beşiktaş, normal sezonu lider bitirdi. Ancak ilginçtir ki, Türk Telekom ile Pınar Karşıyaka'ya ikişer kez yenildi. Yani iki takıma karşı da eşleşmelerde dezavantalı duruma geldi. Ligi lider bitirmenin avantajı, sadece saha konusunda Kartal'ı öne geçirse de, ligin zirvesinde yer alan bir ekibin seriye geride başlaması ne kadar adaletli... Bence bu sistem tartışmaya açılmalı. Normal sezonda alınacak sonuçlar sadece saha avantajını getirmeli ve tüm seriler 0-0 ile başlamalı. Sezon içinde günlük performansların sonucunda alınacak neticeler, ya da bir takımın fikstür dezavantajı nedeniyle kaybedeceği maçlar ligin kaderiyle bu kadar oynamamalı. Sadece Beşiktaş değil söz konusu olan. Mesela Türk Telekom, eğer Antalya ile eşleşseydi, iki maçı kaybettiği için seriye geride girecekti. Yani her takım için böyle bir şanssızlık yaşanabilir. Bu nedenle en kısa zamanda, bu statünün değişmesi gerekir.
Erdemir ve Aliağa
Erkekler İkinci Ligi final grubu maçları geçtiğimiz hafta Adana'a oynandı ve lige çıkan iki takım belirlendi. Erdemir ile Aliağa Belediyesi gelecek sezon Beko Basketbol Ligi'nde oynama hakkı kazandı. Tofaş ile İTÜ arasından sıyrılan iki takım, tarihi başarılar yakaladı. Erdemir daha önce de ligimizde mücadele etmişti. Ayhan Kalyoncu döneminde, özellikle ligdeki ilk sezonunda çok başarılı sonuçlar elde etmiş, Pasco ve Darden gibi iki ABD'li ile ligin dişli takımlarından bir tanesi haline gelmişti. Ancak ikinci sezon yaşanan sakatlıklar onların ligde tutunamamasına neden olmuş, Erdemir lige veda etmişti. O dönemdeki yönetimin yanlışları da takımın ligde tutunamamasının nedenlerindendi. Bir anda birçok kulvarda zirve hedefi koymak, genç bir kulüp için hataydı, sonuçta basketbol takımları da bu hatalardan nasibini aldı. Baskebol bayan takımı kapandı, voleyboldaki yatırımlar sonlandı. Güreşe ayrılan bütçe kesilmiş midir bilmiyorum ama eminim ki azalmıştır, çünkü Erdemir ligde mücadele ederken güreşin bütçesi basketboldan daha fazlaydı! Şimdi Gökhan Taştimur yönetiminde çok daha doğru bir ortamda Erdemir lige çıktı, bakalım bu kez kalıcı olacak mı?
Aliağa Belediyesi ise ilk kez bu başarıyı elde etti. Onların hedefleri, güçleri, bütçeleri henüz kulağımıza gelmedi. Ancak yıllardır İkinci Lig'de üst sıralara oynayan bir takım olmaları, sanırım önemli bir gösterge. Umarım adım adım ilerlemeyi tercih ederler ve ligde kalıcı bir ekip olurlar. Çünkü lige katılan iki takımın da Anadolu'dan geliyor olması basketbolumuz için bir şans...
fanatik.com.tr